top of page

NEDEN DİONYSUS?





Neden Dionysus? Belki yayınevine neden Dionysus ismini verdiğimiz merak konusu olabilir. Okuma, yazma, yaratma, yayınlama serüvenini birçok bakımdan Dionysus’un bazı özelliklerine benzettiğimiz için yayınevimize bu ismi uygun gördük. Dionysus Yunan tanrılarının sonuncusu, Zeus’un iki defa doğan oğludur. Bu yüzden ismi iki kere doğan anlamına gelmektedir. Yazma serüveni bir doğum süreci gibidir, bu yüzden her yazdığımız/ okuduğumuz kitapta aslında yeniden doğarız. Dionysus, içgüdüselliği, yaratıcı taşkınlığı, giz içinde saklı gerçeği, yabanıl ve başına buyruk güzelliği temsil eder. Bu yüzden Press Dionysus, özellikle genç yazarları yazmaları konusunda kışkırtmaktadır! Dionysus, Hera’nın nefretinden kaçmak için sürekli seyahat eder. Bu sebeple aslında yollar aşan bir seyahat tanrısıdır. Her seyahatinde de bulunduğu bölgenin bir özelliğini keşfeder, sonra bu keşfi kendi kişiliği ve karakterini beslemek için kullanır. Her kitap da bir seyahat değil midir? Hem yazan hem okuyan için her kitap keşfedilmemiş kıtalara yapılan bir seyahattir. Bu yolculuktan her iki taraf da derslerle geri döner. Dionysus’un üzümü, şarabı ve esrikliği keşfetmesi de yine bu seyahatleri sırasında olmuştur. Bir seyahatinde ise Frigya’dan geçersen bereket Tanrıçası Kybele ile karşılaşır. Böylece verimliliği şarapla birleştirir. Dionysus gittiği her yere üzüm asmalarını da götürür ve asmalar arsızca büyüyerek her yeri sarar. İnsanlara şarap yapmayı da öğretir Dionysus. Dionysus şarap tanrısı olsa da kimseye bu konuda ısrarda bulunmaz. O, işin sırrının şarabın miktarında değil ölçüsünde olduğunu vurgular. İyi ve kötüyü gösterir, aradan çekilir, seçimi insanlara bırakır. Bilinçli olanlar ölçüde, bilinçsiz olanlar ise taşkınlıkta karar kılar. İyi bir kitap da Dionysus gibi iyiyi ve kötüyü gözümüzün içine sokmaz, bizi iyinin ve kötünün hudutlarında dolaştırır, kararı ise okuyucuya bırakır. Baudelaire’nin “Sarhoş Olun” şiiri Dionysus’un kaleminden çıkmış gibidir. Her zaman sarhoş olmalı. Her şey bunda: Tek sorun bu. Omuzlarınızı ezen, sizi toprağa çeken Zaman’ın korkunç ağırlığını duymamak için, durmamacasına sarhoş olmalısınız. Ama neyle? Şarapla, şiirle ya da erdemle, nasıl isterseniz. Ama sarhoş olun. Ve bazı bazı, bir sarayın basamakları, bir hendeğin yeşil otları üzerinde, odanızın donuk yalnızlığı içinde, sarhoşluğunuz azalmış ya da büsbütün geçmiş bir durumda uyanırsanız, sorun yele, dalgaya, yıldıza, kışa, saate sorun, her kaçan şeye, inleyen, yuvarlanan, şakıyan, konuşan her şeye sorun, “saat kaç” deyin; yel, dalga, yıldız, kuş, saat hemen verecektir karşılığını: “Sarhoş olma saatidir… Zamanın inim inim inleyen köleleri olmamak için sarhoş olun durmamacasına! Şarapla, şiirle ya da erdemle, nasıl isterseniz.” Dionysus, hüznü, melankoliyi de simgeler. Nasıl kışın asmalar kupkuru kalırsa, aylarca yeşermezlerse, acı ve hüzün de Dionysus’un kimliğinin bir parçasıdır. Dionysus neşe, esrime, canlılık ile hüzün, acı, ölüm arasında salınmaktadır. Yazma etkinliği her zaman coşkuyla gerçekleşmez. Yazmak zaman zaman acı çekmektir. Yazılanın lezzetine varmak ise insana coşku verir. Okudukça ve yazdıkça bilinç yetkinleşir, estetik zevkler yaratıcı etkinliği besler. Tüm bu duygu durumlarını insanın insanı tanıma ve keşfetme yolculuğunun bir parçası olarak gören Press Dionysus, nitelikli yazarları nitelikli okurlarla buluşturmak için kitaplarla esrikleşmeye davet ediyor!

8 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comments


bottom of page